İZLEYEMEYENLER İÇİN “LONG ve HİCLE” – SAP FORUM İSTANBUL’17

Geçtiğimiz hafta 22.’si düzenlenen SAP Türkiye’nin en büyük etkinliği SAP Forum İstanbul’da ARETE olarak bir müzikal oyun sergiledik; LONG ve HİCLE. Sizi oyuna götürmeden önce oyun öncesinin kısa hikayesini paylaşmak istiyorum. En çok sorulan soru olduğundan, müzikalimizin ismiyle başlayayım. Bir müzikal yapmaya karar verdiğimizde isminin ne olacağını epey tartıştık, bu konu epey vaktimizi aldı. Bize bu ismin fikrini Long ve Hicle’ın Ekşi Sözlük’te de yayınlanmış ve bir çok kişinin gülerek anlattığı efsane “long vehicle”  hikayesi verdi. ARETE kurucu ortaklarından sevgili Barış Gökberi’ nin bu yaratıcı isim önerisini havada kaptım diyebilirim. Her türlüsü güzeldi zaten içinde aşk olan bir hikayenin. Yalnız biz biraz uyarladık biraz baştan yazdık sayılır. Genel olarakta işimiz biraz baştan yazmak biraz uyarlamak değil mi? Burada da sürdürdük. Dönüyorum hikayeye. İçinde aşk olsun demişiz, o zaman tango da olsun dedik, unutulmazlardan bir şeyler olsun istedik ve Grease’i de kattık. Kuru kuru bir çözümü anlatmayalım dedik. Oturduk nasıl anlatabiliriz diye uzun uzun konuştuk, tartıştık, hayal kurduk ve konuşmalardan yakaladığım tüm iyi parçaları ceplerime doldurup hayallerimizi gerçek kılmak için bende heyecanla yola koyuldum.

Bir nakliye dağıtım çözümünün hikayesini bir müzikal oyunla anlattık. Saatlerce senaryo çalıştık, müzikleri belirledik. Long ve Hicle olsun demiştik adı, sevgili Genel Müdürümüz Evrim Akpınar bir nakliye müzikali diyelim abzürt olsun dedi, olsun dedik. Long ve Hicle-Bir Nakliye Müzikali! Kırmızı ağırlıklı retro tasarım bir afiş ve üzerinde dans eden iki silüetin görünümü çoktan gözümde canlanmıştı.

Ekibi bulduk, Zorlu Çocuk Tiyatrosu oyuncularından ve öğrencilerden oluşan ekip, değerli  yönetmeni ve koreografı bizim heyecanımızı paylaştılar. Yılın bilişim etkinliğinde biz müzikal yapmak istiyoruz dediğimizde, önce garipsediler tabi ama sanatçılar zaten uçuk şeyleri sever, tabi ki dediler, hay hay! Ve sahnede Long ve Hicle.

Başlıyor!

Long, Hicle’nin babasının nakliye ve dağıtım şirketi Minos Lojistik’te çalışan bir şofördü ve Hicle ile birbirlerine deli gibi aşıklardı. Sahne kırmızı, Long ve Hicle geliyor ağır ağır, başlasın tango! Aşkın ve acının dansı. Fondaki müzik; Roxanne.

Baba ise Minos’ta yolunda gitmeyen işlerden dolayı giderek aksileşiyor ve Long’a da kızını vermeyi hiç mi hiç düşünmüyordu. Long ve Hicle kaçıp gitmeyi koymuşlardı kafalarına. Long’un son dağıtım yolculuğundan sonra buluşacaklar ve kaçıp gideceklerdi. İşte baba göründü sahnede ve tutup kolundan götürdü  Hicle’yi… Tango bitti. Sahne karardı.

Minos’ta bir sabah, çalışanlar mutsuz, gergin geldi işe. Yerine ulaşamamış ürünler, yanlış teslimat mailleri, telefonlar telefonlar… Çıldırmak üzereydi herkes. Baba, yani patron; sinir küpü… Ortam gergin, fonda Beethowen 5. Orkestra.

Long, Hicle ile kaçmadan önceki son dağıtım yolculuğuna çıkmak için şirkete geldi ve bu darmadağın işleyişin daha doğrusu işleyemeyişin içinde o gün dağıtımını gerçekleştireceği ürünlerin listesini aldı, atladı long vehicle’ına gitti… Yol uzundu, rota uzundu, gidiyordu gidiyordu, yol bitmiyordu. Radyoda Mozart Requem. Her yere geç kaldı. İşte tam şu an bir müşteriden fırça yiyor. Az sonra bir başkasından bir başkasından… Aklında Hicle, gidecekti onunla ya, telaşla devam ediyordu yola. A a o da kim? Hicle elinde bavuluyla buluşma noktasına gelmiş bile, Long’u bekliyor. Long mu? Long daha yolda. Geç kalıyor, Hicle gitti, Long geldi. Hicle köpürüyor. Long arıyor Hicle’yi ve Hicle’yi bulduğunda başladı o tatlı kızgın dans!

hit the road, jack
and don’t you come back
no more! no more! no more! no more!
hit the road, jack
and don’t you come back no more. (what you say?) Burada Jack bizim Long işte, o kadar uydurabildik😊

Long mutsuz…

Birden 007 James Bond müziği ile bizimkilerden (ARETE’den) biri göründü sahnede. SAP TM (Transportation Management) ve ARETE’nin SAP Cloud Platform’ da geliştirdiği TM ile entegre nakliye ve dağıtım çözümünü gösterdi patron babaya. Kolay arayüzler, talep açma ve planlama ekranları, rota optimizasyonları, araç içi planlama özellikleriyle bu çözümler en hızlı şekilde en uygun rota ile nakliye ve dağıtım süreçlerini organize bir şekilde işletecek, işler yoluna girecekti. Anlatıyordu ARETE’li; TM ile birlikte konumlandırdığı entegre ürünü için çevrimdışı destek, sahada QR kod kullanımı, mobilden, tabletten ve masaüstü bilgisayardan kullanılabilme, SAP Cloud Platformda geliştirilmiş bir çözüm olduğundan web tabanlı olarak her yerden kullanılabilme gibi mükemmel özellikler sayıyordu. Projeksiyonda akıyordu birbirinden güzel ekranlarla dolu görüntüler. Baba mutlu, el sıkıştılar ve başladı herkes için yeni bir hayat.

Oyun başa sardı, o harika tangoyu yeniden izledik. Fonda yine Roxanne, sahnede güzel iki aşık. Sahne kırmızı ışıklar ve yoğun bir aşk altında.

Yine geldi baba, ayrıldılar yine Long ve Hicle.

Şirkette bir sabah, o da ne? Vivaldi “Four Seasons” çalıyor. Çalışanlar ne kadar da mutlu geldiler işe. Sohbet muhabbet, keyifli bir çalışma ortamı. Açtılar bilgisayarları, karşılarında ARETE’nin Nakliye ve Dağıtım çözümü, mis gibi ekranlar, işleyen süreçler. Şikayet maili yok, teşekkür var. Baba geldi, O’da mutlu. Long geldi, aldı en uygun ve hızlı rota planını, aldı yüklerini atladı long vehicle’ına gitti. Fondaki şarkı“don’t worry be happy”. Long’un yolculuğunun sonuna doğru Hicle’yi sahnede göremiyoruz çünkü Long O’ndan önce geldi. Çünkü çalıştığı şirketin kusursuz işleyen nakliye ve dağıtım süreçleri var:). Hicle geldi, Long açtı kollarını. Aşıklar kavuştu ve başlasın Grease! You’re the one that I want!

Baba göründü şimdi de sahnede, verdi Hicle’yi gitti. Tüm kadro sahnede dansa devam. Selamlama.

Salon  tıklım tıklım, insanlar ayakta izliyor, alkış alkış akış kıyamet!

Teşekkür ediyoruz herkese.

Nakliye neydi?

Sonra çalışmamız esnasındaki bir sohbet geldi aklıma, biri anlatıyor ilgiyle dinliyorum; “Nakliye genel olarak akıllara gelen kamyonlardan, ürünlerden ibaret değil. Günümüz dünyasında hızla dönen her şey bir yolculukta ve bir şeyin bir yerden bir yere zamanında gitmesi bir çok şeyi yoluna koyarken aksine bir şeyin bir yerden bir yere zamanında gidememesi bir mutsuzluk zinciri yaratabilir. Zamanında hediyesini alamamış biri o an o sevinci yaşayamaz, en önemli günü için beklediği elbiseyi giyemeyen biri o gün tam anlamıyla mutlu olamaz. Biri beklediği en önemli evrak gelmediği için okul kaydını yaptıramaz ve belki bir yıl kaybeder. Bu durumların yarattığı mutsuzluktan ise yalnızca bu kişiler değil, bu kişilerin etrafındakilerde etkilenir ve bir mutsuzluk zinciri oluşur. Hikaye böyle uzar gider.” O an “hakikaten” diyorum, “nakliye ve dağıtım çok önemli. :)”

Evet, hikayemizde müşteriler zamanında alamadıkları veya teslimatı yapılmayan ürünlerden dolayı mutsuzdular, patron da çalışanlar da, hiçbiri mutlu değildi. Long’da zamanında gidemediği için hayatının aşkından oldu. Tam da buydu mutsuzluk zinciri.

Bizim hikayemizin temeli de, bir yerdeki sorunun tüm diğer değişkenlere etkisini yani bu mutsuzluk zincirini anlatmak üzerine kurulmuştu. Minos’ta nakliye ve dağıtım çözümünün olmayışı veya doğru işlemeyişi Pareto’nun % 80’i etkileyen % 20’lik dilimi yada bir korelasyonda Y değişkenini etkileyen en büyük negatif katsayıya sahip parametre. Sizde yerine dilediğinizi koyabilirsiniz. Değiştirilmesi gereken şey, hiç bir formülde değişmiyor: Sistem.

Nakliyenin aşkla bir ilgisi olabilir mi?

Günümüzde işletmelerin dijitalleşmesinin, hem şirket içi operasyonel süreçlerin, hem 3. taraflarla olan iş süreçlerinin en doğru sistemlerle otomatize olmasının önemi büyük ve tanık olduğumuz gibi yeni teknolojilerle giderek artıyor. Tıpkı nakliye ve dağıtım süreçlerinin yönetimi gibi. Hatta ürünlerin yer değişimini doğru şekilde sağlamanın önemini büyük resme bakarak değerlendirdiğimizde, işletmelerin nakliye ve dağıtım süreçlerini doğru sistemlerle yönetmesiyle mutluluk zincirlerine hep bir halka daha ekleyeceğini görüyoruz.

Hikayemize dönerek bitiyorum yazımı. Nakliye önemli efendim, Long aşkından oluyordu. Neredeyse aşkla bile bir ilgisi var nakliyenin. Zincire eklenen halkaları düşünün, tüm hikayeye bir göz atın, sizce de öyle değil mi?

 

Detaylı bilgi için bize ulaşabilirsiniz.

Selamlar,

Eren Gül Aydın

Pazarlama ve Satış Geliştirme Müdürü

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

2017-10-18T21:28:54+00:00